NEREDE BİZİM HAKLARIMIZ?

 

 

Hasta Hakları gündeme geldiği günden itibaren sağlık çalışanlarının diğer klasik tepkisi “Bizim Haklarımız Yok Mu?” sorusu olmuştur. Basında güncel olarak yer alan diğer haber, “Acaba sağlık çalışanlarının gerçekten hakkı yok mu? Yoksa var olan haklarını sağlık çalışanları mı bilmiyor?” sorularını gündeme getirmektedir.  

İzmir’de görev başındayken hasta yakınının şiddetine maruz kalıp kolu kırılan doktorun açtığı davada mahkeme, sanığa kamu görevlisini kasten yaralama suçundan 2 yıl 1 ay hapis cezası verdi.

Hastanede asistan olan doktor 2010 Eylül ayında, tedavi gören çocuğunu çıkarmak isteyen hasta yakınını uyardı. İlaç mümessilliği yapan babaya, bunun tehlikeli olacağını, çıkaracaklarsa da hemen bir sağlık merkezine götürmelerini, aksi halde çocuğun hayatını tehlikeye atacakları için savcılığa şikâyet edeceğini söyledi. Çocuk gece hastanede kaldı. Ertesi gün baba geldi, çocuğunu istediği yere götürme hakkı olduğunu söyleyip, tahlil sonuçlarını görmek istedi. Doktor dosyadan sonuçları çıkarırken hasta yakını iddiaya göre üstüne atladı, boğazını sıkıp yere düşürdü. Kolu kırılan doktor davacı oldu. Asliye Ceza Mahkemesi’ndeki son duruşmada sanığa kamu görevlisini kasten yaralama suçundan 2 yıl bir ay hapis cezası verildi. Cezanın süresi dikkate alınarak, erteleme, paraya çevirme ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılması yoluna gidilmedi. Doktor “Keşke bunlar yaşanmasaydı, kolum kırılmasaydı. Bu hasta yakını çocuğunu düşünüp yol göstermişken, teşekkür yerine darp etti. 4 ay çalışamadım. Umarım bu karar bundan sonra hekime, sağlık çalışanlarına yönelik şiddet girişimlerine caydırıcı etki yapar. Bundan sonra hekimi darp edecekler iki kez düşüneceklerdir” diye konuştu.