|
Hocalar
derse girip “Çocuklar sakın hastanız size elini uzattığında
suratınızı asıp geri geri kaçmayın, elini tutup teskin edici
rahatlatıcı sözler söyleyin...” diyemezler
Geçenlerde hastanede yatan eski bir hastamı görmeye gittim. Kızı
telefon açıp annesinin geçirdiği operasyondan sonra ters giden bir
şeyler olduğu söylemişti. Odaya girdiğimde narkozun etkisi geçmek
üzereydi. Hastamın yüzündeki ifadeden canının yandığı anlaşılıyordu.
Çok geçmeden ameliyatı yapan doktorlardan biri girdi içeri. Yatağın
başucunda durarak hastasının durumu ile ilgili açıklamalar yaptı.
Hasta kulağına gelen seslerden yatağın etrafında birileri olduğunu
anlamıştı, gözleri kapalı elini doktor beyin olduğu tarafa doğru
uzattı. Ben meslektaşımın hastanın kendine uzanan elini tutup teskin
edici bazı sözler söyleyeceğini düşünürken birkaç adım geri
kaçtığını fark ettim.
Tıp fakültelerinde anatomiden fizyolojiye, psikolojiden en son
modern teknolojik gelişmelere kadar her şey öğretilebilir. Takdir
edersiniz ki en zor şey “insanlık” öğretmektir. Hocalar derse girip
“Bugün dersimiz insanlık. İyi kalpli olmayı, hastalara iyi
davranmayı öğreneceğiz” veya “Çocuklar sakın hastanız size doğru
elini uzattığında sakın suratınızı asıp geri geri kaçmayın...
Hastanızın elini tutun, okşayın, teskin edici, rahatlatıcı sözler
söyleyin...” diyemezler...
Aşağıdakileri tüm hastanede yatan hastaların hislerine tercüman
olmak adına yazdım:
SEVGİLİ
DOKTORUM...
-
Sizden odama girmeden önce kapıyı
vurmanızı rica ediyorum. Mesleğinize büyük saygı duyuyorum ama
biz hastalar (gelen doktora bile olsa) uygunsuz bir pozisyonda
görülmek istemeyiz...
-
İlk defa karşılaşıyorsak lütfen
bana kendinizi tanıtma zahmetine girin. İsminizi, ihtisasınızı,
bana niçin geldiğinizi, konsültasyon nedenini söyleyin.
-
Bana ismimle hitap etmeniz hoşuma
gider. Sıradan bir hasta değil değer verilen bir “insan”
olduğumu düşünürüm.
-
Elimi sıkmanız, avucunuzda
tutmanız büyük incelik olur. Bana “hatırımı, bugün kendimi nasıl
hissettiğimi” sorarsanız beni önemsediğinizi bilirim.
-
İşiniz bitince hemen kaçmayın,
bir dakikalığına da olsa sandalyeye oturun ve bir kereliğine de
olsa bana gülümseyin.
-
Benden gerçekleri gizlemeyin ama
beni de korkutmayın. Biliyorum, isterseniz en kötü haberin bile
iyi tarafını görmemi sağlayabilirsiniz.
-
Buraya tatile gelmediğimi
unutmayın. Sıkıntımdan kurtulmak için geldim ve evime dönmeyi
dört gözle bekliyorum. Bu yüzden ara sıra yüzümü asık görürseniz
kızmayın...
-
Tabii ki tetkik yaptıracaksınız
ancak faturaların tarafımdan ödeneceğini hatırlatmak isterim.
Lüzumsuz tetkikler ve gereğinden uzun süre hastanede yatırmanız
bütçemi tahayyül edemeyeceğiniz kadar zorlayabilir.
-
Benim doktor değil tıbbi konuları
hiç bilmeyen bir hasta olduğumu unutmayın. Size, hastalığımla
ilgili aptalca sorular sorabilir, değerli vaktinizi çalabilirim.
Sinirlenmeden benim anlayabileceğim açıklamalar yapın ve lütfen
bana karşı sabırlı ve anlayışlı olun...
-
İşiniz çok yorucu, nöbetleriniz
çok yoğun veya aldığınız para çok az olabilir. Bu görevinizi en
iyi şekilde yapmanıza engel olmamalı. Kendinizi benim yerime
koyduğunuzda her şeye rağmen daha iyi durumda olduğunuzu fark
edeceksiniz...
-
Unutmayın yıllar sonra
anımsadığımız doktorlar iyi kesen-biçen usta cerrahlar değil,
sıcak gülüşünü ve içten yaklaşımını unutmadığımız “insan”
doktorlardır.
|