|
Hasta Haklarına Giden Yol
|
|
Her hasta hakları gönüllüsünün çeşitli vesileler ile katıldığı toplantılarda özellikle hekimlerden aldığı en büyük tepki “Nerede bizim haklarımız?” sorusudur. Tüm sağlık çalışanları içinde özellikle hekimler, tüm camiayı kastetmeden, karşı tavır içerisinde bulunur. Bu tavır bazen hısımlık derecesinde sergilenir. İki hısımdan diğerini desteklemekle suçlanırsınız. İki hısımdan diğerinin lehine ayrıcalıklar sağlamakla itham edilirsiniz. Tüm karşı tavırların içinde bazen yanlış algılama, bazen algılamaktan kaçınma ve bazen de algılamama gibi nedenler vardır. Algı karmaşası yaşayan ve yersiz tepkiler veren hasta hakları karşıtları gereksiz mücadelenin içindedir. Mücadeleleri zihinlerinde yaratıkları yel değirmenlerine karşıdır. O yel değirmenleri aslında hiç yoktur, olmamıştır ve olmayacaktır. Olmayanla mücadele etmek yerine, anlamaya çalışmak daha zahmetsizdir. Yel değirmenleri ile mücadele etmek yerine hasta hakları yolculuğuna çıkmak ise en iyi seçimdir. Yolculuk çok uzak bir tarih diliminden başlayacaktır. Milattan birkaç yüzyıl geriye gitmek hasta hakları yolculuğunun başlangıç noktasına erişmek için yeterlidir. Bu noktada kısa boylu, dökük saçlı ve sakallı bir adam karşılayacaktır yolcuları. Yaşlı adam yolculuğun başlangıcında yüzyıllardır aynı şeyi söylemektedir.
Hasta hakları yolculuğunun başlangıç noktasında karşılaşılan yaşlı adamın Hipokrat olduğu açıktır. Söylenenlerin Hipokrat Andı’ndan cümleler olduğu seçiktir. Cümlelerin düşünce içeriğinde tıp mesleğinin evrensel ahlaki değerleri yer almaktadır. Cümlelerin düşünce içeriğinde hasta hakları bulunmaktadır.
Vurgulanması gereken hasta haklarının tıp mesleğinin evrensel ahlaki değerleri ve tıp mesleğinin evrensel ahlaki değerlerinin hasta hakları olduğudur. Vurgulanması gereken Hipokrat Andı’nın da tüm değerler üzerine verilmiş ve sanatımın icrası bana mutluluk versin, tüm insanlar tarafından her zaman saygı göreyim, eğer yeminimden dönersem bunun zıddı bana az gelsin şeklinde sonlanan bir şeref sözü olduğudur. Bir meslek grubunda o mesleğe ait evrensel ahlaki değerlerin olmamasını isteyecek kişilerin bulunması olması gereken gerçekliğe aykırıdır. Evrensel ahlaki değerlerin olmamasını ve uygulanmamasını isteyen kişilerin düşünce yapılarının karmaşıklığı gerçeğin kendisidir. Karmaşık gerçek ise yel değirmenlerinden başka bir şey değildir. Yapılması gereken ise yel değirmenlerini bırakarak insanın kendinle, içindeki karmaşık düşünceler ile çarpışmasıdır. Dr. Hüseyin ÇETİNALP
|