|
İl Genel Meclisinde Yaptığımız Konuşma
|
|
Sayın Başkanım, Sayın İl Genel Meclisi üyelerim. Ben Hüseyin Çetinalp. Hekimim. İzmir İl Sağlık Müdürlüğü Hasta Hakları İl Koordinatörüyüm. Bundan çok değil 4 sene önce, hastalar ile uğraşmak çok zor, bir türlü onları mutlu edemiyorum düşüncesi ile bırakmak üzereyken, kaderin bir cilvesi ile Müdürlüğümüzde çalışmaya başladım. Ve içinde bulunduğum noktadan kendi geçmişime,hizmetin, sağlık hizmetinin ne demek olduğuna bakma imkanım oldu. Sonuçta öğrendim ki suçlu olan onlar değildi. Çünkü masanın karşı tarafına geçip, oradan nasıl gözüktüğüme bakmak o zaman hiç aklıma gelmemişti. Masanın karşı tarafından kendime bakmayı başardığım zaman hasta haklarının olması gereğine inandım. Aslında hasta haklarının bir mevzuatı var. Bir Yönetmeliği var. Bir Yönergesi var. Yönetmelik hastaların şu hakları vardır demektedir. Yönerge ise hastaların hakları böyle korunur demektedir. Ama hasta haklarının belki en zor anlaşılan kısmı bir ruhu olduğudur. İşte bu ruhu da Bakanlığımız, Hasta Hakları Şubemiz ve Şube Müdürümüz sayesinde öğrendik. Ve ağırlıklı olarak bu manevi yönden bahsetmeye çalışacağım. Dolayısı ile Ülkemize, İlimize, Vatandaşlarımıza hizmet etmek için kendini adamış Değerli İl Genel Meclisinde, hekimler olarak bizden sevgi ve şefkat bekleyen hastalarımızın hakları için değerli desteklerinizi arz etmek için huzurlarınızdayı Çünkü 26 devlet hastanemizde, hastalarımızın yaşayabilecekleri sorunlar ile ilgili olarak, Yönetmeliğimiz ile belirlenen başvuracağı hasta hakları birimleri oluşturulmuştur. Ayrıca 26 devlet hastanemizde, hastalarımızın yaşayabilecekleri sorunlar ile ilgili olarak, Yönergemiz ile belirlenen bir süreç kapsamında karar verecek hasta hakları kurullarımız bulunmaktadır. Bu kurullarımızda 26 İl Genel Meclisi Üyemiz ve İl Genel Meclisimizin görevlendirdiği 26 üyemiz hastalarımızın hakları için değerli zamanlarını vermektedir. Dolayısı Saygıdeğer İl Genel Meclisimizin hastalarımızın hakları konusunda destek alınacak en önemli yer olduğunu düşünüyorum. Ayrıca Sayın Başkanıma bu konuyu arz eder etmez, bana bu imkanı verdiği için minnettarlığımı da huzurlarınızda ifade etmek istiyorum. Aslında bir hastanın hakkını savunmanın, binlerce hasta varken ne önemi var diye düşünmek mümkündür. Ancak bir hikaye ile, konuya başka bir pencereden bakarsak, bu düşünceyi değiştirmekte mümkündür. Yaşlı bir adam, dalgalar ile sahile vuran binlerce deniz yıldızının hayatını kurtarmak için çabalıyor ve elinden geldiğince çok deniz yıldızını alıp denize, tekrar yaşama döndürmeye çalışıyordu. Yaşlı adamın yanına gelen genç ise şöyle sesleniyordu. “Binlerce deniz yıldızı sahildeyken, birkaç tanesini denize atmanın ne anlamı var?” Yaşlı adam ise, hiç düşünmeden cevap veriyordu. “Denize, yaşama tekrar kavuşan yıldızlar için bunun çok büyük anlamı var.” İşte bu noktada, aslında huzurunuzda, Saygıdeğer Kurul Üyelerimizin sahilden birkaç deniz yıldızını beraber kurtarmak için desteklerini arz etmek için bulunmaktayım. Çünkü her kurtaracağımız yıldız için ve ondan sonraki nesiller için çok önemi bir görevi birlikte ifa etmiş olacağız. Aslında hasta hakları Yönetmeliğimiz tamamen vatandaşlarımızın yalnızca insan oldukları için hakketmiş oldukları yaklaşımı bize gösteriyor. Aslında özünde:
Hasta hakları birimlerimize 2004 yılından bu 2006 yılının 9. ayının sonuna kadar 5300 vatandaşımız başvurmuştur. Hatta 3000’i ise 2006 yılı içinde hasta hakları birimlerimize başvurmuştur. Yani bir bakış açısı ile 5300 deniz yıldızı veya 5300 Esma Nine, Özcan Dayı, Refik Bey, Teyfik Dede, Küçük Yasemin, Mustafa Efendi. Yönergemiz ise Esma Nine, Özcan Dayı, Refik Bey, Teyfik Dede, Küçük Yasemin, Mustafa Efendi hastanelerimizde böyle bir olay ile karşılaşırsa, hasta hakları birimine başvursun. Hasta hakları birimi olan olay ile ilgili şahitler, kayıtlar ve tutanaklardan alınan tüm bilgilerin bir örneğinin bulunduğu bir dosya hazırlasın. Dosyayı içinde Saygıdeğer İl Genel Meclisi Üyelerimizin bulunduğu hasta hakları kuruluna sunsun. Kurulumuzda bu başvuruyu yukarıda ismi geçen maddeler doğrultusunda, şikayette bulunan hasta veya hasta yakınının isminin, şikayette bulunulan sağlık çalışanının isminin gizli tutulduğu bir ortamda görüşülsün. Ve sonra üyeler ellerini vicdanları üzerine koysun. Ve sonuçta hasta hakları kurulu hasta ihlali hakları vardır veya yoktur yönünde gizli oylama ile karar versin. Diyor. Ama önemle arz etmek isterim ki, kurulun en güzel ve en faydalı tarafı ise bir öneri yapabilme inisiyatifi ve gereğinin ise o hastane tarafından gerçekleştirilmesi zorunluluğudur. Başka bir ifade ile, muzu yedikten sonra yere atan ve bir kişinin düşerek yaralanmasına neden olan birini, yaptığının doğru olmadığı ve bir daha yapmaması için uyarabilme inisiyatifimiz yanında, muzu yerden aldırma gibi de bir gücümüz söz konusudur. Bir hastanemize kalp krizi ile gelen 80 yaşında ki yaşlı teyzemize, çok iyi müdahale ediliyor. Hayatı kurtarılıyor. Hemen yoğun bakıma alınıyor ve tedavisi orada devam ettiriliyor. Gel gelelim, sabah çarşafları değiştirmek için gelen görevli arkadaşımız, teyzeyi ayağa kaldırıyor ve bir önlemini almadan çarşafı değiştirmeye başlıyor. Tabi ki yaşlı teyzemiz ve düşüyor ve kalça kemiğini kırıyor. Bir hekim olarak, bu yaşta ki insanların kemiklerinin çok kolay kırıldığını ve çok zor iyileştiğini biliyorum. Belki de bu olay en iyi şartta uzun süre yatalak kalmasına veya kötü bir senaryo ile de bir pıhtı ile yaşamını yitirmesine sebep olabilir. Dolayısı ile böyle bir olayda, kurullarımızın hastalarımızın çarşafları değiştirilirken güvenliğinin sağlanması, ilgili kişi sayısının arttırılması, ilgili kişilerin bu konuda eğitilmesi yönünde bir öneri kararı çıkarabilme ve bunu uygulatabilme gibi çok önemli bir yetisi söz konusudur. Böylece bir başka hastamızın zarar görmesini veya hayatının tehlikeye girmesini engelleme şeklinde önemli bir misyonu da bulunmaktadır. Arz ettiğim bu olay aslında muazzam uçakları olan, yolcuları için her türlü fedakarlığı yapmaktan kaçınmayan bir uçak şirketinin, bir vidanın yeterli sıkılmamasından dolayı insanları ve uçağı kaybetmesine benziyor. Kurullarımızda işte bu noktada, uçağın o gevşek vidasını tespit eden ve iyileştirmeyi sağlayan, hayati öneme haiz kontrol mekanizması olarak tanımlanabilmektedir. Karaya vuran birkaç deniz yıldızı bize şöyle sesleniyor. “Biz tersliyorlar. Yumuşak birazcıkta olsa güler yüz görmüyoruz.” “Muayene için 1 saat bekledim. Doktorumu sorduğumda yerinde yoktu. Azarlarcasına istediğim yerde istediğim kadar otururum kimseye hesap vermem dedi.” “Personelinin yaklaşımı yaşlı ve hasta insanlara çok sert ve kırıcıdır. İfadeleri beni derinden üzmüş ve kırmıştır.” “Hekimimiz insanlara sert,kaba,aşağılayıcı şekilde konuşmaktadır. Hastalara koyun sürüsü gibi davranmakta ve tabirleri bir hekime yakışmamaktadır.” En modern tıbbi teknolojinin olduğu hastaneler yapalım. Ancak biz bu hastanelerimizin içine sevgiyi koyamaz isek, başarısız olmuşuz demektir. Bazı hekim arkadaşlarımla konuştuğumuz zaman onlarda, hastalarımız bizi saygı göstermiyor, diyorlar. Ama hekimler olarak gösterdiğimiz sevgi kadar saygı göreceğimizi unutmamamız gerektiğini düşünüyorum. Hekim olarak bizden sevgi bekleyen, bilgi ve deneyimimizi onların acılarını sonlandırmak için sarf etmemizi isteyen hastalarımıza farklı bir pencereden bakmak istiyorum. Sert fırça darbeleri ile çizilen hayat tablosunda Doğarken ağlayan Biçare insanlar Biziz
Tablonun bir köşesinden küçük beyaz fırça darbesi ile beliren Diğer köşeye doğru büyük siyah fırça darbesi ile silinen Çizildikçe solan Umutsuz renkler Biziz
Sert fırça darbeleri ile çizilen hayat tablosunda Giderken ağlatan Fani vücutlar Biziz
Küçük beyaz fırçanın ilk darbesi ile beliren Büyük siyah fırçanın son darbesinde sonlanan Ressamın değişmeyen imzası Beyaz kefenle yollanan Beyaz önlüklere umut bağlayan Biziz Sayın Başkanım, Sayın İl Genel Meclisi Üyelerim aslında arz ettiğim biz aslında hepimiziz. Sayın Başkanım, Sayın İl Genel Meclisi Üyelerim derin saygılarımla arz ederim.
|