|
Bir Hastamızın Teşekkürü
|
|
Biz hekimler hastaların derdine deva olmak için yorucu ve zahmetli eğitim gören, stresli ve yıpratıcı çalışma şartlarında hizmet veren insanlarız. Ancak bazen yorucu eğitim ve çalışma şartları biz hekimleri o kadar yıpratır ki, hastalarımızı sadece teşhis koyulacak ve tedavi edilecek kişiler gibi görmeye başlarız. Hastalar kitaplarda okuduğumuz Meme Kanseri veya Kalp Krizidir bizim için. Bize göre artık semptomlar, teşhis ve tedavi bellidir. Otomatik olarak yapmamız gerekeni yaparız. O kadar otomatikleşiriz ki, bu işlemler bittiğinde işimizin de bittiğini düşünürüz. Karşımızdakinin bizden duygularına ortak olmamızı, hissiyatını anladığımızı ifade etmemizi beklediğini unuturuz. Her ne kadar şartlar zor olsa da, hastalarına ailesinden biri gibi hizmet veren meslektaşlarımızla da gurur duymamız gerekmektedir. İşte bir hastamız duygularını şöyle ifade etmektedir. "Yaklaşık 3.5 yıllık Meme Kanseri hastasıyım. Beni sağlığıma kavuşturan, hayatıma yeniden hayat katan, doktor değil de aile ferdi gibi hastasına yaklaşım gösteren, kucaklayan, fedakar dostlarıma sonsuz teşekkürlerimi bildirmek istiyorum. Allah’a emanet olun. Ailesine de böyle insanlar yetiştirdikleri için teşekkür ederim."
|