|
HASTA HAKLARI OLMALI
|
|
Hasta hakları kavramı ile yüzeysel anlamda ilk karşılaşmam 2005 yılı başlarında olmuştu. İlk karşılaşma anında her sağlık çalışanı gibi klasik olarak “Nerede bizim haklarımız?” direnç göstermiştim. Hasta hakları kavramı ile derin anlamda karşılaşmam ise 2005 yılı ortalarında olmuştu. İkinci karşılaşma anında her sağlık çalışanından farklı olarak “Hasta hakları olmalı.” düşüncesi kesin ve değişmez olarak ruhuma işlemişti. Bu düşünce seviyesine gelişim hasta kavramına farklı bir pencere ile bakmam nedeni ile olmuştu. İlk olarak dar pencereden bakarak daha önce hastayı düşünce yapımda nasıl dar bir anlamla tanımladığımı fark etmiş ve daha sonra geniş pencereden bakarak bu dar tanımın ardında fark edilmeyen geniş gerçekleri anlamıştım. Biz sağlık çalışanları hangi düşünce karmaşası ile dar pencerenin dar görüntüsüne bakmayı tercih ediyorduk? Düşünce karmaşası bize hem kendimizi ve hem de hastaları yanlış tanımlamamıza neden oluyordu. Zihnimizde oluşan biz kavramı ve hasta kavramı tüm gelecek süreçleri olumsuzca etkiliyordu. Sağlık çalışanları olarak zihnimizde oluşturduğumuz “Biz” neydi?
Sağlık eğitimi görme hakkını kazanırken herkesten fazla çalışıyorduk. Sağlık eğitimi görme hakkını kazanırken herkesten fazla puanlar almak zorundaydık. Sağlık eğitimi sırasında herkesten fazla kitap okumak zorunda kalıyorduk. Sağlık eğitimi süreci yüksek öğrenim ile bitmiyor ve hayat boyu devam ediyordu. Sağlık hizmeti maddi ve manevi olarak oldukça yıpratıcı bir süreçti. Sağlık hizmeti kişisel sağlığımız anlamında oldukça riskli bir süreçti. Sağlık hizmeti hukuksal anlamda oldukça riskli bir süreçti.
Zihnimizde oluşturduğumuz “Doğru Biz” ile ilgili olarak daha çok fikir üretmek mümkün, “Doğru Biz” karşısında hiçbir kimsenin itirazı olacağını düşünmüyorum. Biz teşhis-tedavi-bakım anlamında her şeyi biliyorduk. Biz teşhis-tedavi-bakım anlamında her şeyi yapardık. Biz her şeyi bildiğimiz için hiçbir kimsenin beğenmeme hakkı olamazdı. Biz her şeyi bildiğimiz için hiçbir kimsenin teşhis-tedavi-bakım anlamında daha fazla bilgi alma hakkı olamazdı. Biz her şeyi bildiğimiz için hiçbir kimsenin teşhis-tedavi-bakım anlamında karşılaştırma hakkı olamazdı. Biz her şeyi bildiğimiz için hiçbir kimsenin teşhis-tedavi-bakım anlamında sorgulama hakkı olamazdı.
Zihnimizde oluşturduğumuz “Yanlış Biz” ile ilgili olarak daha çok fikir üretmek mümkün, “Yanlış Biz” karşısında birçok kimsenin itirazı olacağını düşünüyorum.
Sağlık çalışanları olarak zihnimizde oluşturduğumuz “Hasta” neydi?
Sağlık eğitimi sırasında öğrendiğimiz hastalığa sahip kişiydi. Sağlık eğitimi sırasında semptomlarını öğrendiğimiz kişiydi. Sağlık eğitimi sırasında muayene bulgularını öğrendiğimiz kişiydi. Sağlık eğitimi sırasında laboratuar bulgularını öğrendiğimiz kişiydi. Sağlık eğitimi sırasında tedavisini öğrendiğimiz kişiydi.
Sağlık çalışanları olarak zihnimizde unuttuğumuz “Hasta” neydi?
Unuttuğumuz hastanın endişeli olan bir kişi olduğuydu. Unuttuğumuz hastanın korkmakta olan bir kişi olduğuydu. Unuttuğumuz hastanın güvenmek isteyen bir kişi olduğuydu. Unuttuğumuz hastanın bilgimize muhtaç olan bir kişi olduğuydu. Unuttuğumuz hastanın ilgimize muhtaç olan bir kişi olduğuydu. Unuttuğumuz hastanın onu merak eden yakınları olduğuydu.
Sağlık çalışanları olarak zihnimizde daha çok unuttuğumuz neydi?
Daha çok unuttuğumuz hastaların yanlızca hastalığa sahip olan kişilerden çok bir insan olduğuydu. Daha çok unuttuğumuz bizim hastaları sırat köprüsünden döndürecek bilgilere sahip olan kişilerden çok bir insan olarak hasta olabileceğimizdi. Daha çok unuttuğumuz yakınlarımızın çok sevilecek kişilerden çok bir insan olarak hasta olabilecekleriydi.
Zihnimizdeki “Biz” ve “Hasta” kavramlarını değiştirdiğimiz zaman hasta hakları kavramının gerçekliğine ulaşmamız mümkün olacaktır. Bu değişim hasta hakları gönüllüsü olmamın en önemli nedenidir. 2005 yılı sonlarında hasta hakları gönüllüsü olarak geldiğim noktada “Hasta hakları olmalıdır.” düşüncesine varmam bu sorgulama temelinde gelişmiştir.
Hasta hakları yolculuğumun başlangıcında ki duygularımı satırlarda ifade etmek mümkündür. Belki bir gün en sevdiğimiz hasta olacak Belki bir gün o bir hastanede can çekişirken biz yanında olamayacağız Belki bir gün şehrin izbe köşesinde trafik kazası geçirerek yere yığılacağız Getirildiğimiz hastanede bir sağlık çalışanı olduğumuzu anlatamayacağız Belki bir gün bir tatil beldesinde kalp krizi geçirerek yere yığılacağız Getirildiğimiz hastanede bir sağlık çalışanı olduğumuzu söyleyemeyeceğiz Belki bir gün bir kanser hastası olarak bir doktorun, bir hemşirenin gözlerinin içine bakıp sevgi ve şefkat bekleyeceğiz İşte en azından bu nedenler için bile hasta hakları olmalı.
Hasta hakları yolculuğumun ortalarında ki duygularımı satırlarda ifade etmek mümkündür. Hiç hasta olmadın Hiç mi olmayacaksın sanıyorsun Hiç hakkın yenmedi Hiç mi yenmeyecek sanıyorsun
Hasta hakları yolculuğumun devamında ki duygularımı satırlarda ifade etmek mümkündür. Sert fırça darbeleri ile çizilen hayat tablosunda Doğarken ağlayan Biçare insanlar Biziz
Tablonun bir köşesinden küçük beyaz fırça darbesi ile beliren Diğer köşeye doğru büyük siyah fırça darbesi ile silinen Çizildikçe solan Umutsuz renkler Biziz
Sert fırça darbeleri ile çizilen hayat tablosunda Giderken ağlatan Fani vücutlar Biziz
Küçük beyaz fırçanın ilk darbesi ile beliren Büyük siyah fırçanın son darbesinde sonlanan Ressamın değişmeyen imzası Beyaz kefenle yollanan Beyaz önlüklere umut bağlayan Biziz
12.Ekim.2007 Cuma Şeker Bayramın 1.Günü Saat 6:15. Yeğenim Rüzgar Çetinalp 1 kilo 700 gram olarak hayata gözlerini açtığında yürüdüğüm yolun doğruluğunu bir kez daha anladım. İşte bu noktada sağlık çalışanı olma kavramı bitmişti. Tamamı ile hasta yakını olma boyutuna geçmiş bulunuyordum. Son karşılaşma anında her sağlık çalışanından farklı olarak “Hasta hakları olmalı.” düşüncesi daha kesin ve daha değişmez olarak ruhuma işledi. Küçük yeğenimi çok merak ediyor, onun sağlık durumu hakkında bilgi almak istiyordum. Küçük yeğenimi çok merak ediyor, onun tıbbi özen görmesini istiyordum. Küçük yeğenimi çok merak ediyor, insani değerlerine saygı gösterilmesini istiyordum. Küçük yeğenimi çok merak ediyor, ona bakan sağlık çalışanlarını bilmek istiyordum. Bir hasta yakını olarak küçük yeğenimin hasta haklarını istiyordum.
Dr.Hüseyin ÇETİNALP
|